“Un, süt ve yumurtanın çırpılması ile oluşturulan karışımı, sıcak sac üzerine yayarak döktüğünüzde ortaya ne çıkar?” diye sorsam, İstanbul kökenliler “krep”, İç Anadolulular “cızlak”, Trakyalılar ise “akıtma” yanıtını verir. Özellikle günün ilk öğününe keyif katan bu yiyecek, dünya
açılımını Fransa üzerinden yaptığı için büyük oranda “krep” ismiyle tanınıyor.
İç Anadolu ise akışkan hamurun sıcak sacla temas ettiği anda çıkardığı sesi esas
alarak, krebi, “cızlak” adı ile anıyor. Kahvaltının başlangıç ve kapanış
safhalarına kolaylıkla eşlik edebilen krep, içine peynir eklediğinizde açlık
bastırıyor, fındık kreması sürüldüğünde ise ağız tatlandırıyor. Nötr bir tada
sahip olan krebi hangi içerikle zenginleştireceğiniz, damak tadı ve hayal
gücünüze kalıyor. Krebin dünyaya açılımını sağlayan Fransızlar, bu yiyeceği
sadece sabahları tüketmiyor. Paris sokaklarında bolca rastalanılabilen krep
dükkanları, günün her saatinde hizmet veriyor. Yunanlar ise krepçilere, yoğun
içecek tükettikleri gecelerin sonunda uğruyor. Türkiye’da ise dünya lezzetlerini
sunan birçok restoran menüsünde krebe yer veriyor. Fakat Fransa’daki gibi
menünün krepten ibaret olduğu mekanlar yeni yeni ortaya çıkmaya başladı.
